Vergi Mevzuatı

Hizmet İhracatında %100 Kazanç İndirimi: 2026 Düzenlemesi ve Uygulamada Gözden Kaçan Noktalar

20 Ağustos 2026 Mehmet Gürkan Çeltin SMMM

Türkiye'den yurt dışına belirli hizmetleri sunan mükelleflere tanınan kazanç indirimi, 2026 yılında yapılan düzenleme ile önemli ölçüde genişletildi. 29 Nisan 2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 89/1-(13) ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-(ğ) maddeleri kapsamında uygulanan %80'lik indirim oranı %100'e yükseltildi.

Ancak "%100 indirim" ifadesi, uygulamada sanıldığından daha dar bir anlam taşıyor. Bu yazıda hem düzenlemenin kapsamını hem de özellikle kurumlar vergisi mükellefleri açısından indirimi fiilen sınırlayan asgari kurumlar vergisi meselesini ele alıyoruz.

Kararın Künyesi

Düzenleme193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 22 nci Maddesi ve 89 uncu Maddesi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci Maddesi ve 10 uncu Maddesinde Yer Alan Bazı Oranların Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar
Karar sayısı / tarihi11257 / 29.04.2026
Resmî Gazete30.04.2026 tarih, 33239 sayı
Yürürlük1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde

Kararın 1'inci maddesinin ikinci fıkrası GVK 89/1-(13) bendi uyarınca uygulanacak indirim oranını, 2'nci maddesinin ikinci fıkrası ise KVK 10/1-(ğ) bendi uyarınca uygulanacak indirim oranını %100 olarak belirlemiştir. Kararın dayanağı, her iki bendin son paragrafında Cumhurbaşkanına tanınan oranı sıfıra kadar indirme veya %100'e kadar artırma yetkisidir.

Oranın Tarihsel Seyri

Dönem İndirim oranı Dayanak
2012 – 2022%506322 sayılı Kanun ile ihdas
2023 – 2025%807491 sayılı Kanun (RG: 28.12.2023 / 32413)
2026 ve sonrası%10011257 sayılı CB Kararı (RG: 30.04.2026 / 33239)

Not: Kazancın beyanname verme tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartı da 7491 sayılı Kanunla getirilmiş olup 1/1/2023 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmaktadır.

Bu Bir İstisna Değil, Kazanç İndirimidir

Düzenlemenin hukuki niteliği, uygulamadaki en yaygın kavram karışıklığının kaynağıdır. Söz konusu avantaj:

Bir işlemin KDV yönünden hizmet ihracatı sayılması, kazancın GVK 89/13 veya KVK 10/1-(ğ) kapsamına girdiği anlamına gelmez. İki konu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Kapsama Giren Hizmetler

Kanun metninde hizmet alanları sınırlı olarak (tadadi biçimde) sayılmıştır:

Listede yer almayan bir faaliyet, yurt dışındaki bir müşteriye sunulsa ve bedeli döviz olarak tahsil edilse dahi indirim kapsamına girmez.

Kapsam Dışı Olduğu İdari Yorumlarla Netleşen Bazı Faaliyetler

Faaliyet tanımının mevzuatta sayılan hizmetlerden birine girip girmediği, işlem yapılmadan önce değerlendirilmelidir. Sözleşme ve fatura açıklamalarındaki isimlendirme, vergi incelemesinde belirleyici olabilmektedir.

İndirimden Yararlanmanın Şartları

Şartlar birlikte aranır; birinin eksikliği indirimi tümüyle ortadan kaldırır.

1. Hizmet fiilen Türkiye'de verilmelidir

Hizmetin yurt dışında verilmesi hâlinde indirimden yararlanmak mümkün değildir. Faaliyetin fiilen nerede yürütüldüğü, personelin ve organizasyonun nerede bulunduğu bu açıdan belirleyicidir.

2. Hizmet, ana sözleşmedeki esas faaliyet konuları arasında yer almalıdır

Şirketlerde, kapsama giren hizmetin esas faaliyet konuları arasında sayılmış olması gerekir. Arızi olarak verilen hizmetler için indirim uygulanmaz.

3. Müşteri yurt dışında olmalıdır

Hizmet, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere veya işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan kurumlara verilmelidir. Burada belirleyici olan uyruk değil mukimliktir; GVK'nın 3 ve 4'üncü maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılır. İşletmenin Türkiye'de yerleşik kişilere de hizmet vermesi indirime engel değildir; indirim yalnızca yurt dışı mukimlere verilen hizmetten doğan kazanca uygulanır.

4. Hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılmalıdır

Uygulamanın en tartışmalı şartıdır. Faturanın yurt dışına düzenlenmiş olması tek başına yeterli değildir; hizmetin, müşterinin Türkiye'deki faaliyetleriyle ilgisinin bulunmaması gerekir.

Önemli ayrım: Eğitim ve sağlık hizmetlerinde münhasıran yurt dışında yararlanılma şartı aranmaz. Bu hizmetler fiziken Türkiye'de verilmekle birlikte, yararlananların Türkiye'de yerleşik olmaması yeterlidir. Sağlık alanında Sağlık Bakanlığı ruhsatı, eğitim alanında Millî Eğitim Bakanlığı izin belgesi veya ruhsatı zorunludur ve bu belgenin bir örneğinin, indirimden yararlanılacak ilk yıl beyanname verme süresi içinde vergi dairesine sunulması gerekir.

5. Fatura yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmelidir

Serbest meslek erbabı için serbest meslek makbuzunun yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerekir.

6. Kazanç süresinde Türkiye'ye transfer edilmelidir

Kazancın tamamının, elde edildiği döneme ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması gerekir. Bu nedenle tahsilat ve transfer süreci, banka kayıtlarıyla izlenebilir biçimde yürütülmelidir.

7. Serbest bölgeler yurt dışı sayılmaz

Serbest bölgelere ve serbest bölgelerde faaliyette bulunanlara verilen hizmetlerden elde edilen kazançlar için indirimden yararlanılamaz.

Kazancın Tespiti: Sayısal Örnek

Bir işletmenin hizmet ihracatı kapsamındaki hasılatı 5.000.000 TL, bu faaliyete ilişkin gider ve maliyetleri 2.000.000 TL olsun.

Kalem Tutar
Hasılat5.000.000 TL
Gider ve maliyetler (−)−2.000.000 TL
Faaliyet kazancı3.000.000 TL
İndirim (%100)3.000.000 TL

Şartların tamamı sağlanıyorsa bu 3.000.000 TL'nin tamamı beyanname üzerinde indirim konusu yapılabilir. Görüldüğü gibi indirim, 5.000.000 TL'lik hasılat üzerinden değil, 3.000.000 TL'lik kazanç üzerinden hesaplanmaktadır.

Gider ve Maliyetlerin Ayrıştırılması

İndirim kapsamındaki ve kapsam dışındaki faaliyetlere ilişkin hasılat, gider ve maliyet unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi zorunludur. Ayrı tespit edilemeyen durumlarda:

Kapsam Dışında Kalan Gelirler

Esas faaliyet konusu dışındaki gelirler indirim kapsamında değerlendirilmez. Bunlar arasında özellikle şunlar sayılabilir:

Döviz cinsinden çalışan ihracatçılarda kur farkı gelirleri önemli tutarlara ulaşabildiğinden, bu kalemin indirim matrahına dahil edilmemesi gerekir.

Zarar Hâli ve Devir Yasağı

Bu ikinci kural, oran %100'e çıktığı için daha da önemli hâle gelmiştir: geçmiş yıl zararı bulunan bir işletmede indirim hakkının bir kısmı fiilen kullanılamadan kaybolabilir.

Kritik Konu: Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi

Bu başlık, "%100 indirim = sıfır vergi" algısının kurumlar vergisi mükellefleri açısından neden yanlış olduğunu açıklar.

7524 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen 32/C maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamaz. Maddenin ikinci fıkrasında, asgari vergi hesabında kurum kazancından düşülebilecek istisna ve indirimler sınırlı biçimde sayılmıştır. Bu listede 10'uncu maddenin birinci fıkrasının yalnızca (g) ve (h) bentleri yer almakta; hizmet ihracatı indirimini düzenleyen (ğ) bendi listede bulunmamaktadır.

4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile asgari vergi hesabında düşülebilecek kalemler listesi güncellenmiş; yurt dışı aracılık kazançları (10/1-i), nitelikli hizmet merkezi (10/1-j) ve İFM finansal hizmet ihracı indirimleri listeye eklenmiştir. Hizmet ihracatı indirimi (10/1-ğ) bu listeye alınmamıştır.

Sonuç Ne Oluyor?

Yukarıdaki örnekteki işletmenin sermaye şirketi olduğunu, başka faaliyeti bulunmadığını, ticari bilanço kârının 3.000.000 TL ve KKEG'in bulunmadığını varsayalım:

Beyanname üzerinde Tutar
Ticari bilanço kârı3.000.000 TL
Hizmet ihracatı indirimi (−)−3.000.000 TL
Kurumlar vergisi matrahı0 TL
Hesaplanan kurumlar vergisi0 TL
Asgari kurumlar vergisi hesabı (KVK 32/C) Tutar
İndirim/istisna öncesi kurum kazancı3.000.000 TL
32/C'de sayılan indirimler (−)0 TL
Asgari vergi matrahı3.000.000 TL
Asgari kurumlar vergisi (×%10)300.000 TL

Yani beyanname üzerinde matrah sıfırlansa dahi, asgari kurumlar vergisi doğmaktadır.

KVK 32/C'nin üçüncü fıkrası uyarınca, hesaplanan asgari vergiden 32'nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları kapsamında indirimli oran uygulaması nedeniyle alınmayan vergi düşülür. İhracat kazançlarına uygulanan 5 puanlık oran indiriminin, matrahın indirim nedeniyle sıfırlandığı bu durumda asgari vergiden mahsup edilip edilemeyeceği tartışmalıdır ve idari düzenleme veya özelge ile netleşmesi beklenmektedir. Muhafazakâr yaklaşımda mahsup imkânı bulunmadığı kabul edilmektedir.

Ayrıca 32/C hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır ve ilk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında üç hesap dönemi boyunca uygulanmaz.

Şahıs İşletmelerinde Durum Farklı

Yurt içi asgari kurumlar vergisi yalnızca kurumlar vergisi mükellefleri için geçerlidir. Gelir vergisi mükellefleri (şahıs işletmeleri, serbest meslek erbabı) bakımından böyle bir taban vergi bulunmadığından, şartların sağlanması hâlinde %100 indirim gerçekten matrahı sıfırlayabilmektedir.

Bu durum, özellikle yurt dışına yazılım hizmeti veren serbest çalışanlar açısından şirketleşme kararının vergisel boyutunu yeniden değerlendirmeyi gerektirmektedir. Karşılaştırma için Şahıs Şirketi mi, Sermaye Şirketi mi? yazımıza bakabilirsiniz.

İkinci Kritik Konu: YMM Tasdik Raporu Zorunluluğu

30/12/2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan bazı istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanmıştır. Hizmet ihracatı kazanç indirimi (GVK 89/1-13 ve KVK 10/1-ğ) de bu kapsamdadır.

Zorunluluk, 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen gelir ve kazançlar bakımından uygulanmaktadır.

Hadler

Durum Sonuç
Her bir istisna/indirim tutarı 500.000 TL'yi aşarsaO kalem için YMM tasdik raporu zorunlu
Tek tek 500.000 TL'yi aşmasa da toplam istisna/indirim tutarı 1.000.000 TL'yi aşarsaİlgili istisna ve indirimlerin tamamı için zorunlu
"Diğer İndirimler" ve/veya "Diğer İstisnalar" satırındaki tutar 1.000.000 TL'yi aşarsaTümü tasdik kapsamına girer

Not: Yukarıdaki tutarlar 2025 dönemi için geçerli olup, hadlerin güncellenip güncellenmediği ilgili beyan dönemi itibarıyla ayrıca teyit edilmelidir.

Usul ve Yaptırım

Neden %100 Döneminde Daha Kritik?

Oranın %80'den %100'e çıkması, aynı kazanç düzeyinde beyannamede gösterilecek indirim tutarını da büyütmektedir. Örneğin 600.000 TL kazanç elde eden bir işletmede indirim tutarı eski oranla 480.000 TL kalırken, yeni oranla 600.000 TL'ye çıkmakta ve eşik aşılmaktadır. Bu nedenle daha önce kapsam dışında kalan orta ölçekli hizmet ihracatçılarının önemli bir bölümü 2026 döneminde tasdik zorunluluğuna girecektir.

Maddi şartların tamamı sağlansa dahi, usulî tasdik eksikliği tek başına indirim hakkının kaybına yol açabilir. Bu nedenle YMM ile çalışma kararının, beyan dönemine değil hesap dönemi içinde verilmesi; kayıt ayrıştırması, sözleşme ve transfer belgelerinin rapor dispozisyonuna uygun biçimde yıl boyunca biriktirilmesi önerilir.

Yazılım İhracatçıları ve Serbest Çalışanlar İçin Ek Başlıklar

Gelirin Niteliği: Ücret mi, Serbest Meslek Kazancı mı?

Bu ayrım, indirimden yararlanılıp yararlanılamayacağını doğrudan belirler.

Yurt dışı bir firmayla iş sözleşmesi bulunan, işverenin emir ve talimatı altında çalışılan durumlarda gelir ücret niteliğindedir. Buna karşılık, teklif vererek iş alınan platformlar üzerinden iş başına ödeme alınan, işverenin doğrudan kontrol ve müeyyide uygulama imkânının bulunmadığı çalışma biçimlerinde gelir serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Genç Girişimci İstisnasıyla Birlikte Kullanım

GVK mükerrer 20'nci maddesindeki genç girişimci kazanç istisnasından yararlanılması, GVK 89/13 kapsamındaki indirimden yararlanılmasına engel değildir. Şartları taşıyan genç bir yazılım geliştirici her iki avantajdan da yararlanabilir. Ayrıntılar için Genç Girişimci Kazanç İstisnası 2026 yazımıza bakabilirsiniz.

Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu

İndirim oranı %100 olduğunda kazanç üzerinden Türkiye'de vergi hesaplanmadığından, yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu imkânı da pratikte ortadan kalkar. Kaynak ülkede stopaja tabi hizmet bedelleri bulunan işletmelerde bu etki ayrıca değerlendirilmelidir.

Bildirim Yükümlülüğü

Yurt dışı yerleşik gerçek kişilere hizmet verilerek indirimden yararlanılması hâlinde; hizmet verilen kişinin ad-soyad veya unvanı, uyruğu, pasaport numarası, faturanın tarih ve sayısı, hizmetin niteliği ve bedeli gibi bilgileri içeren formun her bir geçici vergi beyannamesi ekinde verilmesi gerekmektedir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Faturayı yurt dışına kesmeyi yeterli saymak. Faaliyetin kanunda sayılan hizmet alanlarından biri olması ön koşuldur.
  2. Danışmanlığı hizmet ihracatı zannetmek. Danışmanlık, koçluk ve reklamcılık kapsam dışıdır.
  3. KDV istisnası ile kazanç indirimini aynı sanmak. Farklı kanunlar, farklı şartlar.
  4. Kur farkı ve faiz gelirlerini indirim matrahına dahil etmek.
  5. Transfer şartını takip etmemek. Tahsilat gecikirse indirim hakkı tümüyle kaybedilir.
  6. Serbest bölgeye verilen hizmeti ihracat saymak.
  7. Kurumlarda asgari vergiyi hesaba katmadan planlama yapmak.
  8. YMM tasdik raporu zorunluluğunu gözden kaçırmak. Eşiği aşan indirimlerde rapor süresinde ibraz edilmezse hak kaybedilir.
  9. Gelir–gider ayrıştırmasını yapmamak. Hem yurt içine hem yurt dışına hizmet veren işletmelerde ayrıştırma olmadan indirim tutarı savunulabilir biçimde hesaplanamaz.

Uygulama Kontrol Listesi

Sonuç

İndirim oranının %100'e çıkarılması, Türkiye'den yurt dışına yazılım, mühendislik, tasarım, veri işleme ve veri analizi gibi hizmetler sunan işletmeler açısından anlamlı bir avantaj sağlamaktadır. Ancak bu oran, yurt dışına hizmet veren her işletmenin kazancının otomatik olarak vergi dışı kaldığı anlamına gelmez.

Uygulamada faaliyetin niteliği, müşterinin mukimliği, hizmetten yararlanılan yer, belgelendirme, kazancın Türkiye'ye transferi, YMM tasdik yükümlülüğü ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından asgari vergi etkisi bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Özellikle asgari kurumlar vergisi nedeniyle, sermaye şirketlerinde efektif vergi yükü sıfırlanmamakta; buna karşılık şahıs işletmelerinde indirim tam etkisini gösterebilmektedir. Bu fark, mükellefiyet türü seçiminde göz önünde bulundurulmalıdır.

Yasal Dayanak ve Kaynaklar

Kanun hükümleri

Değişiklik yapan düzenlemeler

İkincil mevzuat

Bağlantılar

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve mali müşavirlik hizmeti yerine geçmez. Her mükellefin faaliyet ve işlemlerinin niteliği farklılık gösterebileceğinden, indirim uygulamasından yararlanmadan önce somut olayın ilgili mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Mevzuat, yazının yayım tarihinden sonra değişmiş olabilir.

Bu makale Mehmet Gürkan Çeltin SMMM tarafından hazırlanmıştır.

Danışmanlık Randevusu Alın